LEGO seti gibi bir dünya üzerinde yaşıyoruz. Sahip olduğumuz genetik şifreyi gözlerimizle görmedik. Hiç olmazsa genetik parçalarımızı legolarla birleştirip DNA modeli halinde göremez miyiz? Bunun cevabını bir fen ve teknoloji anısı ile birlikte verelim.
Kıyıya paralel uzanan kaşlarımı görseniz, beni tanırsınız. Nasıl uzun ve sık öyle! Bu halimle karakteristik özelliğime kavuşuyorum. Nereli olduğumu kaşlarıma bakarak tahmin edebilirsiniz. Yüzüme bakınca gözünüz ilk onlarla karşılaşır. "Bu bizim çocuk değil mi?" dersiniz. 80 kişilik ilkokul fotoğrafında ben böyle tanınıyorum. Sahi böylesine belirgin bir özelliği ben nasıl kazandım?
Anneme çektiğimi ben de biliyorum. Ama bunun bilimsel açıklaması için 8. sınıfta olmayı bekledim. Fen ve teknolojide kaşlarım yeniden çıkmaya başlıyordu. Çünkü genetik kodunun olduğunu yeni yeni öğreniyordum. Annemin bana verdiği genlere dayanarak bunları söylüyorum. Genetik kodlarımı bir bir açığa çıkarmalıydım. DNA'nın sarmal yapısında dolaşırken kaybolmadan bunu başarmalıydım.
Kıyıya paralel uzanan kaşlarımı görseniz, beni tanırsınız. Nasıl uzun ve sık öyle! Bu halimle karakteristik özelliğime kavuşuyorum. Nereli olduğumu kaşlarıma bakarak tahmin edebilirsiniz. Yüzüme bakınca gözünüz ilk onlarla karşılaşır. "Bu bizim çocuk değil mi?" dersiniz. 80 kişilik ilkokul fotoğrafında ben böyle tanınıyorum. Sahi böylesine belirgin bir özelliği ben nasıl kazandım?
Anneme çektiğimi ben de biliyorum. Ama bunun bilimsel açıklaması için 8. sınıfta olmayı bekledim. Fen ve teknolojide kaşlarım yeniden çıkmaya başlıyordu. Çünkü genetik kodunun olduğunu yeni yeni öğreniyordum. Annemin bana verdiği genlere dayanarak bunları söylüyorum. Genetik kodlarımı bir bir açığa çıkarmalıydım. DNA'nın sarmal yapısında dolaşırken kaybolmadan bunu başarmalıydım.
8/30/2011










